Başarısızlık Korkusu veya Başarı Takıntısı

Başarısızlık Korkusu veya Başarı Takıntısı

Başarısızlık Korkusu veya Başarı Takıntısı

Başarısızlık Korkusu veya Başarı Takıntısı hemen hemen hepimizin belli dönemlerde de olsa yaşadığı bir özgüven problemidir. Hayatımızda bir çoğumuz bu tablo ile karşılaşmışızdır. Bu tabloyu sadece çocukluk dönemimiz için düşünmeyin. Bu tablo, bize iş hayatımızı, aile içi ilişkilerimizi ve karşı cinsle olan münasebetimizi de yansıtıyor. Bu yazımızda başarı nedir, insanın başarısızlık korkusu ve başarı takıntısı gibi konulara değinerek bizde o korkuya, duyguya sebep etmenleri tespit edip onlara karşı savaş açacağız. Bu savaşımızda güçlü olan taraf biz olacağız ama karşı taraf bizden daha kalabalık olacak. Biz sadece benliğimizle orada olurken karşı taraf bütün toplum olacak. Eğer hayatınızda bir şeyler başardıysanız sıkı durun bu savaş sonunda kazandığınız zafer diğer bütün başarılarınızı arkada bırakacak. Şimdi dilerseniz yazımıza geçelim.

(Diğer yazılarımızı okuduysanız genelde öncelikle bahsettiğimiz konu ile alakalı bazı soruları cevaplayarak başlıyoruz. Eğer okumadıysanız buradan ulaşabilirsiniz.)

Öncelikle ”sizin için başarı nedir?” sorusunu düşünmenizi istiyoruz.

Gerçekten durun ve düşünün! Bizim için başarının iki farklı anlamı var. Birimiz başarının kendi koyduğumuz hedefe olması gerektiği gibi ulaşmak olduğunu düşünürken, birimiz ise başarının hedefe ulaşırken edinilen tecrübe olduğunu söyledi. Sizce hangisi doğru? Bence ikisi de doğru çünkü başarı dediğimiz olgu kişinin kendisi için yarattığı bir tanımdır. Çünkü başarı nesnel olduğu kadar öznel de bir tanımdır. Şimdi tabloya tekrar dönmenizi istiyorum. Biz insanoğlu ailemizin, arkadaşlarımızın ve diğer bütün insanların başarı algılarıyla kendimizi o kadar sınırlıyoruz ki kendi cümlelerimizle ”başarı nedir?” sorusuna cevap veremez hale geliyoruz. İnsanların düşünceleri, bize yükledikleri etiket ve sorumluluklar bizim başarısızlık korkumuzu veya başarı takıntımızı sürekli besler vaziyette. Kendini bilmeyen insan kendi sınırlarını ve başarı algısını oluşturamaz. Yani öz benliğine ulaşamamış kişi özgüven eksikliğini içinde acı bir şekilde yaşamaya devam eder. Başarısızlık korkusu ve başarı takıntısı ile alakalı Benjamin Barber der ki ”Sorulacak soru başarılı veya başarısız biri olup olmadığınız değil, öğrenen veya öğrenmeyen biri olup olmadığınızdır.”

Başarıya giden en temel durum bir şeyi istemek ve istediğimiz şey için çaba harcamaktır.

Buna ulaşana kadar vazgeçmemektir. ”Eğer bir şey yapıyorsan en iyisini yap” sözünü duymuşsunuzdur. Bu söz bize aynı zamanda şunu da demek ister; bir işe başladıysanız o işi başaramamak sizi durdurmasın aksine o başarısızlık sizi mutlu etsin. Çünkü şunu biliyoruz ki bir şeyi yaparken karşılaştığınız her engel veya her başarısızlık sizi başarıya bir adım daha yaklaştırır. Bu yüzden başarısızlıktan korkmayın. Başarısızlık korkusu veya başarı takıntısı çözümlemek için daha güzel bir zaman olamaz. Francis T. Vincent jr. beyzbol alanında çalışırken şöyle demiş ”Genç yaşta başarısızlığın norm olduğunu öğreniriz ve başarısız olduğumuz için daha az başarısız olanlara büyük saygı duyarız; o kişiler üç denemelerinden birinde başarılı bir vuruş yapar ve yıldız oyuncu olurlar.” Defalarca olsa bile sizde topa vurulması gerektiği gibi vurup kendi hayatınızın yıldız oyuncusu olun. Hazır mısınız? Çünkü şimdi vuruş sırası sizde!

Başarısızlık Korkusu veya Başarı Takıntısı
Oy verebilirsiniz

Bir önceki yazımız olan Kendiyle Barışık Olmama başlıklı makalemizde kendine güven, özgüven eksikliği tedavisi ve özgüven geliştirme hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

DMCA.com Protection Status
%d blogcu bunu beğendi: