Psikolojik Nedenler

Psikolojik Nedenler

Özgüven eksikliğine sebep olan Psikolojik Nedenler isimli bu yazımda önceden belirtmek istediğim birkaç önemli nokta var. Öncelikle bu yazımda söylediğim hiçbir şey bir psikoloğa danışmaktan daha iyi bir sonuç vermeyecektir. Eğer psikolojik bir probleminiz var veya olduğunu düşünüyorsanız kesinlikle bir psikoloğa danışmanız gerektiğinin altını çizmek istiyoruz. Bu konuda herhangi bir sorumluluk kabul etmiyoruz. Bu durum iyice anlaşıldı ise yazımıza geçebiliriz.

Psikolojik nedenler dediğimizde temel bir kaç hastalık aklımıza geliyor. Bunlardan anksiyete ve panik atağı ele alacağız. Bu hastalıkların oluşma nedenlerini inceleyip bunlardan kurtulma yollarını keşfedeceğiz. Şunu da belirtmek isterim ki bu durumların her birinin bir hastalık olduğunu unutmayın, yardım almadan kurtulmaya çalışmak sizi daha zorlu bir sürece sokabilir. Bu yüzden yardım almaktan çekinmeyin. Emin olun atlatması daha kolay olacaktır.

Anksiyete

Şimdi psikolojik nedenler arasında ilk olarak anksiyeteden başlayalım. Tabiki her zaman olduğu gibi bu hastalığın ne olduğunu inceleyelim beraber. Anksiyete (kaygı), temel olarak tehlike beklentisiyle yaşadığı kontrol altına alamadığı duygu (korku, endişe, sinir…) durumlarıdır. Yani düşünün şimdi bir asansörde kaldınız. Tek başınızasınız ve kimseye ulaşamıyorsunuz telefonda çekmiyor nerden, nasıl çıkacağınız hakkında en ufak bir fikriniz yok. Yavaş yavaş endişelenmeye başlıyorsunuz. Asansör boşluğundan garip sesler geliyor. Sesler geldikçe daha çok endişeleniyorsunuz. İşte tam olarak oradayken hissettiğiniz duyguyu anlatmaya çalışıyorum. Bıçak sırtındaymışsınız gibi bir his. Anksiyete bozukluğu tam olarak bu.

Panik Atak ve Anksiyete

Çok karıştırılan bir durumdan bahsetmek istiyorum. Anksiyete ile panik atağın karıştırılması durumu. Anksiyete, bilinç altımızda daimi olarak aktif olup, bizi devamlı tetikte tutan bir mekanizma panik atak ise; karşılaştığımız bazı durumlarda (karşıdan karşıya geçmek, sizi çeken bir kamera görmek, yükseğe çıkma…) vücudun sinir sisteminin tehlikede hissetmesinden duyulan kaygıdır. Aynı zamanda panik atak anksiyetenin bir alt koludur.

Panik Atak

Psikolojik nedenler arasında en yaygın olanı panik atak tabiki bahsettiğimiz kadar şirin bir durum değil. Panik atak başlangıçta iyi gibi bile gözükebilir. Çünkü sizi tehlikelere karşı koruyan bir tür içgüdü gibidir. Ama bu koruma boyutlar büyüdükçe hastalık olmaya başlar. Freud’a göre ”Anksiyete hayatımızda çevreden gelen tehlikelere karşı bizi uyaran, hayatımızı sağlıklı bir boyutta devam ettirebilmemize yarayan bir duygu durumudur. Ancak gerçek dışı mantığa aykırı bir duruma ulaşırsa uyum sağlama işlevini yitirip, anormal davranışların sebebi olur.” Panik atağın bu durumdan genel farkı şu şekildedir. Panik atak; sıcak-soğuk basması, baş ağrısı, baş dönmesi, mide-bağırsak problemleri, çarpıntı, sık tuvalet ihtiyacı gibi daha çok fizyolojik olarak hayatımızda yer eder. Evet anksiyete ve panik atak ile ilgili az çok bilgimiz olduğuna göre bunun özgüven eksikliği ile bağlantısına geçebiliriz.

Eğer benim özgüven kazanma hikayemi merak ediyorsanız buradan ulaşabilirsiniz.

Yapılan çalışmalara göre insan nüfusunun %10-%25 aralığında (özellikle kadınlarda) görülmektedir. Genellikle ergenlik dönemi ve sonrasında ortaya çıkar. Genetik sebeplerden olabileceği gibi psikolojik (yetiştirilme tarzı, arkadaş çevresi, yaşanan sorunlar…) sebeplerden dolayı da açığa çıkar. Burada değinmek istediğim nokta, bu problemi yaşayan insanların çoğunda çocukluktan başlıyor ve yaş ilerledikçe bu sorunun önüne geçilmediği için özgüven eksikliğide aynı oranda büyüyor.

Sonuç olarak;

Eğer şu an bu yazıyı okumaya devam ediyorsanız psikolojik nedenler sorunun önüne geçmek istediğinizi varsayıyorum. Anksiyete ve panik atakla ilgili benim şahsi tecrübelerimden birini paylaşmak istiyorum. Tabi hepimizin olduğu gibi benim de bu sorundan muzdarip bir arkadaşım vardı. Panik atak konusunda gözlemdiğim durum ise panik atağın ona aşırı bir özgüven yüklemesiydi. Nasıl diye sorgulamışsınızdır sizde başta ben de anlamamıştım ama sonradan bu durum şu şekilde değişti; Bir araba yolculuğundaydık onun istediği yönde ilerliyorduk. Ben yolun yanlış olduğunu söylüyordum o ise hayır doğru yol bu, buradan gitmemiz gerekiyor deyip bizi inatla o yoldan götürüyordu. Tabi o, o yolun doğru yol olduğunu navigasyon cihazından takip ediyordu. Anladığım kadarıyla o özgüveni kendi içinden değil navigasyon cihazından sağlıyordu. Daha sonrasında o yol bizi istediğimiz yere çıkartmadı ve arkadaşım bunun sonucunda panik atak geçirdi. Çünkü gerçekten güvendiği bir kaynak ona yalan söylemişti ve aldatmıştı. Burada söylemek istediğim şey şu; özgüven eksikliğinizin sebebini başka yerlerde aramayın. Psikolojik nedenler sebebiyle böyleyim diyerek kendinize bir kalkan oluşturmayın, kendi içinize yönelin, eksik olan parça emin olun orada bir yerlerde sizin onu keşfetmenizi bekliyor.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: