Reddedilme Korkusu

Reddedilme Korkusu

Reddedilme Korkusu denince aklınıza ilk ne geldi? Yirmili yaşlarınız belki de daha öncesi. Lise veya üniversite zamanlarında yaşadığınız, çoğu zaman hatırlamak istemeyeceğiniz bir durum. Bazılarımız için hayatının en acı lekesi iken bazılarımız için ”öylesine olup bitti işte” diye geçiştirdiği bir konu. Bir çoğumuz bunu yaşamıştır. Reddedilmek hayatımızın bir parçası, peşimizi bir türlü bırakmayan o sevimsiz korku. Bu yazımıza reddedilmekten korkmayın, reddedileceğinizi düşünmeden yaşayın gibi bir yaklaşımla hareket etmeyeceğiz. Bu korkunun hayatımızda gerekli olduğundan ve bizim için aslında belli noktalarda koruyucu kalkan görevi gördüğünden bahsedeceğiz. Eğer reddedilme korkusunu biri size kötülüyor veya bunu yenmelisin, bu korkuyla asla hareket edemezsin diyorsa inanmayın. Çünkü reddedilme korkumuz olmasaydı hayatın acımasızlığına karşı savunmasız olurduk.

Aşktan bahsedelim biraz.

Lise zamanlarımıza dönelim beraber. Aşkı hayatımızda bir kere de olsa yaşamışızdır. Özellikle de ergenliğimizin vazgeçilmezidir. Şöyle bir düşünelim; birine aşıksınız ve artık sizin ona olan ilginizi bilmesini istiyorsunuz. Yani ilanı-ı aşk edeceksiniz. Onu teneffüste yanınıza çağırdınız. Artık karşınızda ve şu an onun gözlerine bakıyorsunuz. Elleriniz titremeye başlıyor, vücudunuzdan soğuk soğuk terler boşalıyor. Ne yapacağınızı bilemez bir hale geliyorsunuz ve o zamanı geldi artık açılmaya kararı veriyorsunuz. Ama o da ne? İçinizde sizi durduran ve dudaklarınızdan o cümlelerin çıkmasını engelleyen bir şey var. Anlamaya çalışıyorsunuz. Halbuki o sabah kendinize hiç olmadığı kadar özen göstermiştiniz. Günlerce uzaktan gözlerinin içine bakmıştınız. Arkadaşları ile konuşup en sevdiği rengi, yemeği, filmi, sözü, diziyi… öğrenmiştiniz. Böyle olmaması gerekiyordu, o konuşmanın provasını defalarca yapmıştınız. Ne oldu, sizi durduran o duygu neydi? İşte o duygu reddedilme korkusu. Bu durum hayatımızda reddedilme korkusunu ilk yaşadığımız zamana örnek olarak verilebilir.

Hayat hikayemi merak ediyorsanız buradan ulaşabilirsiniz.

Tabi daha farklı şekillerde de ilk tecrübemizi yaşamış olabiliriz ama bu ilk tek başımıza verdiğimiz karar sonucunda insan doğasının bize oynadığı sevimli oyundur. Evet bu duygu bize çoğu zaman kötü hissettirir fakat şöyle düşünün hayatınızda hiç bir zaman reddedilme korkusu yaşamadınız. Yani bir iş görüşmesinde insan kaynakları ile görüşürken böyle bir korkunuz yok, bu durum doğal olarak size süper bir özgüven sağladı. Süper kelimesini olumlu düşünmeyin yani haddinden fazla özgüven dolusunuz. ”Bu iş zaten benim öyle yada böyle kurtuluş yok” dediniz. Sizce o iş görüşmesi nasıl sonuçlanır? O süper özgüven size işi kazandır mı? Sırf reddedilme korkusu yaşayarak bu iş görüşmesine gidin demiyorum elbette, ama tıpkı sahne şovuna çıkan bir akrobat, şarkıcı veya oyuncudaki heyecan kadar olmalı ki sizi beklenmedik durumlara karşı tetikte tutsun.

Hayatınızda yaşadığınız o reddedilmelerden pişman olmayın.

Şöyle düşünün eğer bu korkuya kapılıp onu teneffüste çağırmayıp söylemeseydiniz hissettiklerinizi, o zaman daha çok pişman olmaz mıydınız? Çünkü en acı pişmanlık açılıp reddedilmek değil reddedip reddetmeyeceğini hiç bir zaman bilememektir.Hayatınızı reddedilme korkusu etrafına şekillendirmeyin. Siz sadece dilediğiniz gibi yaşamaya devam edin o duygu hayatımızda bir şekilde kendine yer bulacaktır.

 

Reddedilme Korkusu
Oy verebilirsiniz

Bir önceki yazımız olan Başarısızlık Korkusu veya Başarı Takıntısı başlıklı makalemizde başarı, Başarı nedir ve başarı takıntısı hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

DMCA.com Protection Status
%d blogcu bunu beğendi: